[email protected] +90 850 885 0 220
Kampüste Yaşam

Satranç

Satranç

MATEMA İLKOKUL VE ORTAOKUL SATRANÇ EĞİTİMİ

Çocuk eğitiminde satrancı bir araç olarak kullanıp,hayata yönelik mesajlarımızı satranç modeli üzerinden verebiliriz. Biz bunu yapmasak bile oyunun felsefesini kavramaya başlayan çocuk satranç için değerli olanın, hayat içinde geçerli olacağını anlayacaktır.. Bu konuda satranç öğretmenlerine de büyük görev düşmektedir. Satranç sadece bir oyun olarak düşünülmemeli, ardındaki düşünce birikimi, felsefesi uygun dozlarda çocuğa verilmelidir. Bu şekilde bu oyundan arzu ettiğimiz maksimum faydayı sağlamış oluruz.

Yaşamda da satranç oyununda da esas olan mücadeledir. Satranç bir mücadele yönetimidir. Yönetim becerisidir. Yönetim sanatıdır. Hatta bazen bir kriz yönetimidir. Satranç bizlere oyunda olduğu gibi yaşamda da kısa ve uzun vadeli hedeflerin olması gerektiğini, amacı olmayan oyununda yaşamın da bir şey ifade etmeyeceğini anlatır. Hedefe ulaşmak için bir plan yapılması bu plan doğrultusunda eldeki olanakların en akılcı,en ekonomik kullanımını öğretir. Hedefe ulaşan yolda, gelebilecek tüm olumsuzluklara karşın tedbirli olmayı,ayrıntılar hesaplansa bile yapılan tüm hamlelerin asıl amaca hizmet etmesi gerektiğini ortaya koyar.

Çocuklarımızın bir konu üzerinde konsantre olamamaları en fazla şikayet ettiğimiz sorunlardan biridir. Sanılanın aksine, çocukların dikkatlerini bir konu üzerinde toplamasıyla konsantrasyon artmaz Konsantrasyonu sağlayan en önemli unsur motivasyondur.

Çocuk gerçekten sevdiği, istediği şeylere karşı konsantre olur. Satranç bir oyun havası içinde çocuğu zorlamadan, kendi arzusuyla düşüncesini bir konu üzerinde yoğunlaştırmasını sağlar. Konsantrasyon öğrenilebilir bir özelliğe sahiptir. Satranç sayesinde konsantre olmayı öğrenen çocuk, burada kazandığı bu özelliği diğer alanlara da taşır. Bu çocukların daha sonra derslerine ve diğer konulara konsantre olmaları daha kolay olur. Satranç oynayan çocuklarda dikkat dağılması sorununun önemli ölçüde azaldığı zamanla görülecektir.

Satranç oyununda değişik varyantlar sonucunda oluşacak pek çok konum önce zihinde canlanır. Tahtada olmayan ama zihinde beliren bu konumlardan hangisinin daha iyi olacağına karar verildikten sonra bunu tahta üzerinde gerçekleştirmeye yönelik hamleler yapılır. Çocukların gerçekleştirmek istediklerini önceden zihinlerinde yaşatmaları onlarda yaratıcı düşüncenin filizlenmesine zemin hazırladığı gibi düşündüklerinin gerçekleştiğini görmek te kendilerine olan güvenini artırır.

Bir satranç oyuncusunun oynadığı oyunu üzerinden bir süre geçmiş olsa bile,hiçbir yere bakmadan tahta üzerinde yeniden oynayabildiği,satranç oyuncularının sık sık şahit oldukları bir olaydır. Bu, yeni başlayan oyuncularda görülmeyen,oyun pratiğinin ilerlemesine paralel olarak gelişen bir özelliktir. Hafıza bilginin depo edilmesi ve gerektiği anda kullanılabilir hale getirilmesidir. Bilginin depo edilip gerektiğinde bilinç seviyesine çıkartılma mekanizması ne kadar iyi çalışıyorsa o denli güçlü hafızadan bahsedilebilir. Bilindiği gibi hafızanın pek çok dalı vardır. Satranç özellikle fotoğrafik (konumsal) hafıza üzerine etkilidir.

Oyuncunun onlarca hamleyi sırasıyla aklında tutabilmesi gelişmiş bir hafızanın sonucudur. Hafızayı artıran temel unsur belleği zorlamaktır. Satranç hafızayı sürekli zinde tutarak, problemini önemli ölçüde azaltır. Gelişmiş bir hafıza sadece satranç oyunu ile sınırlı kalmayıp, diğer alanlarda da etkisini göstereceğini söylemek mümkündür.

Satrancın çocuklarımıza kazandırdığı önemli bir özellikte zamanı kullanma becerisidir. Modern insanın tanımının zamanı ve mekânı en iyi kullanan insan olarak yapıldığı bir dünyada çocuklarımıza öğretmek zorunda olduğumuz diğer bir kavramda zamandır. Yaşamın hızlanması zamanın önemini artırmıştır. Yaşamın daha da hızlanacağını düşünürsek gelecek te zaman kavramının öneminin daha da artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Zaman sadece bir kavram olmanın ötesinde, artık pek çok kavramında belirleyicisidir. Doğru bile ancak kendi zamanında yapılırsa doğrudur.


Satranç ustaları satranç oynamanın genel zeka, kendi kendini kontrol ve analitik yeteneği arttırdığını söylüyorlar. Bu yüzden okuma yetenekleri artıyor.

1 – Kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur.

2 – Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır.

3 – Süratli, doğru ve çabuk düşünebilmeye yardımcı olur, olaylara doğru yorumlarla yaklaşabilme yeteneklerini geliştirir.

4 – Kişiliği ve karekteri olumlu yönde etkiler ve geliştirir.

5 – “Kendine güven” duygusu aşılar ve bunu geliştirir.

6 – Kendi güç ve yeteneklerini daha iyi tanıyarak, bireysel güç ve yetenekleri açığa çıkarmaya ve bireysel doğru kararlar alabilmeye yardımcı olur.

7 – Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır.

8 – Diğer ders konularının daha iyi anlaşılıp kavramasına yardımcı olur. Bilimselliği ön plana alarak araştırmalar yapmaya yönlendirir.

9 – Konulara karşı şüpheci yaklaşımı benimsetir, onları ezberci zihniyetten arındırır.

10 – Kişileri düşünen, araştıran, yargılayan varlıklar haline getirir ve yaratıcılıklarında özgür bırakan bir ortam hazırlar.

11 – Başarıya ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla varılabileceğini gösterir.

12 – Mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetir.

13 – Başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha da çok çalışmanın gerekli olduğunu öğretir.

14 – Başarılardan büyük hazlar duyarak daha da başarılı olmaya yönlendirir.

15 – Yepyeni hedefler göstererek bu yeni hedefler doğrultusunda motivasyon sağlar.

16 – Kişilerin olumsuz bir yönünü, eksikliğini, veya bir davranış bozukluğunu hızlıca ortaya çıkarır.

17 – Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kazananı kutlamayı öğretir.

18 – Yakın dostluklar kurup daha çok sosyalleşmeye ve sosyal yaşamının zenginleşmesine yardımcı olur.

19 – Satrancın yararlarını gösteren bütün bu maddeler, Milli Eğitimin de temel amaçlarındandır, Türk Milli Eğitimi’nin öğrenciler tarafından kazanılmasını istediği temel davranışlardır. Bu kadar pozitif etkisi olan bir araç kesinlikle bir ‘EĞİTİM ARACI’dır.

Yeryüzünde başka hiçbir araç, bu kadar olumlu davranışların hepsini birden bireylere kazandıramaz!

 

Çocuklarımızın zaman zaman yaşadıkları yalnızlıklarını paylaşabilecekleri iyi bir arkadaştır. Satranç çocuklarımızı suçtan,suç ortamından uzak tutar. Onlar için güvenilir,hayata bağlayıcı sıcak bir ortam sunar. Pek çok anne baba satranç sayesinde rahat uyuyabildiklerini ifade etmişlerdir. Satranç bilgisinin ötesinde,satranç kültürü yaşama zenginlik kattığı gibi sorunları çözme becerisini de artırır.Günlük yaşamda karşılaşılan sorunları çözmekle satranç tahtasındaki sorunları çözmek arasında en azından metot açısından bir benzerlik vardır. Sorunların çözümünde atılan adımlar,satranç tahtasında yapılan hamleler gibidir. Hamleler ve adımlar ne kadar iyi ise başarıda o kadar parlaktır.

Satranç ile yaşam arasında bire bir ilişki kurup,satrançta başarılı olmak yaşamda da başarılı olmak anlamı çıkanlmamalıdır. Satranç başarının yöntemini öğreten, analitik düşünme yetisini kazandıran öğrenmenin öğretilmesini sağlayan bir oyundur

Bu güne kadar çocuğu satranç oynadığı için pişman olan hiçbir anne babaya rastlamadım. Ama çocuğu satranç oynadığı için mutluluk duyan pek çok anne babayla karşılaştım. Satranç dünyasında beni en rahatsız eden olay aileler arasındaki çekişmenin çocuklara yansımasıdır..

Tüm bunlar göz önüne alındığında satrancın çocuklarımız için son derece yararlı bir aktivite olduğunu söyleyebiliriz.

 

Satranca başlama yaşı: Satranç her yaştaki oyuncunun oynayabileceği bir oyun olduğu gibi her yaşta da öğrenilebilen bir oyundur. Ancak çocukların zihinsel gelişimi düşünüldüğünde,satranca erken yaşlarda başlamanın önemi açıktır. Küçük çocuklarda öğrenme yetisi en az büyükler kadardır. Bu nedenle satranç çocuklara kolayca öğretilebilir. Bilimsel çalışmalar çocuklarda yeteneğin gelişiminin 2 ile 6 yaşlar arasında daha hızlı olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrenmenin öğrenilmesi çocuğun o yaşlarda alacağı eğitimle ilgilidir Yani bir çocuğun bir sanat veya bir spor dalına olan yatkınlığı bu dönemde alacağı eğitimle ilgilidir. Bir spora yatkınlığın gelecekteki başarı için önemi göz önünde bulundurulduğunda,satranca başlama yaşının 4 ile 6 yaş arasında olması gerektiğini söyleyebiliriz. Burada amaç,satranç figürlerinin ve satranç temasının çocuk gözündeki cazibesinden de yararlanarak,çocuğu satranç ile tanıştırmaktır.Oyun anlayışı içinde başlayan eğitim, verilenler alındıkça,yenilerinin verilmesiyle devam eder. Ancak hiçbir zaman çocukta aşırı yükten bir bezginlik veya aynı şeylerin tekrarından dolayı bir bıkkınlık oluşturmamalı Dersler her zaman monotonluktan uzak, heyecan verici bir tempoda sürdürülmelidir.

İletişim Bilgilerimiz

Merkez Ofisimiz

Siteler Mah. 6212 Sk.
No:25 D:B Pamukkale/Denizli

0850 885 0 220
[email protected]

Pazartesi – Cuma 8:30A – 19:00

Sosyal Medya